| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
jeanboy287

Kayıt: 15 Tem 2007 Mesajlar: 50
|
Tarih: Pzr Tem 29, 2007 10:48 pm Mesaj konusu: Dario argento |
|
|
'70-'80 lerde avrupa korku sinemasının temel taşlarını koyan güzide korku filmi yönetmeni olan argento başyapıtı suspria ile kendini tüm dünyaya tanıtmıştır.italyan sinemasının korku filmlerinin orijini olarak görülmesinin en büyük sebeblerinden birisi argento'dur
filmografi:
Suspria-1977
Inferno-1980
Tenebrae-1982
Phenomena-1984
Operadaki hayalet-opera-1987
trauma-1992
le sendrom del stendal-1996 _________________ There's nothing like your smile, made of sun... |
|
| Başa dön |
|
 |
Warcraft
Kayıt: 10 Ağu 2007 Mesajlar: 2
|
Tarih: Cum Ağu 10, 2007 3:28 am Mesaj konusu: |
|
|
paylaşım için sağol... _________________ Korku yeni başlıyor ölmeye hazırmısın |
|
| Başa dön |
|
 |
the dark inside
Kayıt: 20 Tem 2007 Mesajlar: 46
|
Tarih: Prş Ağu 23, 2007 10:41 pm Mesaj konusu: |
|
|
baya eski tarihlerde çekilmiş filmler .bunların arasından birtek trauma yı izledim güzel bir yapım. _________________ ÖLÜM ANİDEN GELEN BİR MİSAFİRDİR.GELDİĞİ YERE GERİ DÖNERKEN SİZİ DE YANINDA GÖTÜRÜR |
|
| Başa dön |
|
 |
Deadman Damien

Kayıt: 25 Tem 2007 Mesajlar: 811 Konum: Mavi İstiridye Barı
|
Tarih: Çrş Eyl 05, 2007 3:32 am Mesaj konusu: |
|
|
Suspiria güzeldi gerçekten.Bazı yeni yapımlardan daha iyiydi. _________________ Save the cheerleader to save the world. |
|
| Başa dön |
|
 |
Nymphetamine
Kayıt: 16 Ksm 2007 Mesajlar: 13 Konum: izmir
|
Tarih: Cum Ksm 16, 2007 11:20 pm Mesaj konusu: |
|
|
Dario Argento'nun Suspria'sı hakikaten muhteşem.Özellkikle filmin geçtiği atmosfer ve filmin fonundaki müzikler büyüleyici.Amerikan sinemasındaki o hemen tüketilip bitirilen aynı fabrika çıkışlı filmlere benzemiyor.Tabiki amerikan sinemasına çok alıştık,ama bazı yapımların yeri de dolmuyor,Suspria gibi... _________________ Gece ayışığında, kan siyah görünür. |
|
| Başa dön |
|
 |
Poltergeist

Kayıt: 17 Ksm 2007 Mesajlar: 4
|
Tarih: Cmt Ksm 17, 2007 10:31 pm Mesaj konusu: |
|
|
| Nymphetamine yazmış: | | Dario Argento'nun Suspria'sı hakikaten muhteşem.Özellkikle filmin geçtiği atmosfer ve filmin fonundaki müzikler büyüleyici.Amerikan sinemasındaki o hemen tüketilip bitirilen aynı fabrika çıkışlı filmlere benzemiyor.Tabiki amerikan sinemasına çok alıştık,ama bazı yapımların yeri de dolmuyor,Suspria gibi... |
Kesinlikle katılıyorum.İtalyan korku sineması deyince akla Dario Argento gelmeli. _________________ You are in my dreams
the darkness in my eyes
the rapture in my screams
Black Goddess arise |
|
| Başa dön |
|
 |
barfly
Kayıt: 04 Ağu 2007 Mesajlar: 9
|
Tarih: Sal Arl 11, 2007 2:01 am Mesaj konusu: |
|
|
| Lucio Fulci ve Mario Bavayıda unutmamak lazım |
|
| Başa dön |
|
 |
Leatherface Chucky


Kayıt: 27 Mar 2008 Mesajlar: 362
|
Tarih: Prş Mar 27, 2008 2:31 pm Mesaj konusu: |
|
|
umberto lenzi de es geçilmemeli. bir de ruggero deodato var cannibal holocaust ve bunun gibi bir kaç exploitationın daha yönetmeni. onun da güzel gialloları vardır, washing machine gibi.
argento'ya gelince phenomena ve suspiria hariç tüm filmlerini severim, son 15 senedir vasatın altında filmler çekse de. suspiria da bana her zaman abartıldığı gibi korkutucu bir film olarak gelmemiştir, baştaki cinayet sahnesi iyidir ama gerisinin doğaüstü olaylara bağlanması pek hoşuma gitmemişti. bir de daha önceki dönemlerinden bird with crystal plummage vardı, o da iyi bir filmdir. bir de komedi ve western filmini izlemiştim diye hatırlıyorum.
şunu da söylemeden geçemeyeceğim, yönetmenin opera ve operadaki hayalet filmleri aynı filmler değildir. operadaki hayalet daha yenidir, opera 1987 yapımı bir giallodur. hani katil her defasında kızın gözlerinin altına iğneleri bantlayıp zorla sevdiklerinin ölümlerini izletiyordu.
masters of horror'daki jenifer bölümü de güzeldir fakat 2. sezondaki pelts bölümünü nedense hiç sevmedim.
adamın şöyle bir olayı da var, filmlerindeki katilin gözünden gösterdiği cinayet sahnelerindeki siyah eldivenli el kendisine aittir. filmlerinin müziklerini genelde goblin grubuyla beraber yapar, şahane soundtrackleri vardır, mesela deep red iki theme üzerine kuruludur (profondo rosso ve bilmem ne lullaby, tam hatırlayamadım) ama bunlar enfes müziklerdir.
suspiria, inferno ve third mother adlı filmler de three mothers üçlemesi adı altındaki doğaüstü filmleridir. bir de 2 sene kadar önce "do you like hitchcock?" isimli bir film çekmişti, hala içimde uktedir.
yarattığı en güzel eser ise asia argento'dur. _________________ geldim lan! |
|
| Başa dön |
|
 |
Anguish Rosemary's Baby


Kayıt: 31 Ağu 2008 Mesajlar: 136
|
Tarih: Pts Eyl 01, 2008 11:42 am Mesaj konusu: |
|
|
| benim de Dario Argento'dan en sevdiğim filmler Suspiria ve Phenomena'dır. |
|
| Başa dön |
|
 |
javutich Rosemary's Baby


Kayıt: 24 Nis 2008 Mesajlar: 304
|
Tarih: Pts Eyl 01, 2008 11:12 pm Mesaj konusu: |
|
|
Liste uzamasın diye yapımcısı olduğu, yazdığı veya televizyon için çektiği filmlere girmiyorum. Başlayalım:
L'Uccello Dalle Piume Di Cristallo (1970) : Kronolojik olarak ilk giallo olmasa da görsel anlamda giallonun kurallarını çizen ve türü patlatan sürprizlerle dolu bir film. Girişteki cinayete teşebbüs sahnesi muhteşem. Aslında, filmin serbestce uyarlandığı ünlü krimi yazarı Edgar Wallace'ın Screamimg Mimi'sinin ikinci uyarlaması. Kitaba sadık olan ilk uyarlama pek bilinmiyor.
Il Gatto A Nove Code (1971) : Argento'yu Amerika'ya tanıtan ve sevdiren film. Bol entrikalı sürprizli, aynı zamanda Argento'nun kendi filmografisindeki en az sevdiği film.
Quattro Moche Di Velluto Grigio (1971) : Argento gialloya devam ediyor. Aslında pek bilinmemekle beraber kendine has hakikaten tuhaf bir film.
Profondo Rosso (1975) : Beni zevkten ağlatacak kadar sevdiğim, Argento'nun doruklarda dolaştığı ciddi ciddi "iyi" bir film. Tıpkı D. Hemmings'in karakteri gibi aslında katili görüp de farkedememize çok şaşırmıştım.
Suspiria (1977) : Aslında iki cümlede anlatılacak ve bir esprisi olmayan konusuna rağmen görsel-işitsel aşırılıkları ile kesinlikle kendine has bir film. Argento'nun doğrudan gözümüze ve kulağımıza saldırdığı, aşırılığın doruğu. Seven kadar sevmeyen de haklı.
Inferno (1980) : Bu sefer Amerikan ortaklarla yapılan Suspiria'nın devam filmi. Görsel olarak (Mario Bava'nın da katkılarıyla) ziyafet de sayılır, eziyette. Ben ziyafeti tercih ediyorum. Konu olarak ise Suspiria'dan bile daha uçucu. Aslında Argento'nun bu iki filmde de anlatma peşinde olduğu söylenemez.
Tenebre (1982) : Bir başka giallo zirvesi. Giallo meraklıları mutlaka izlemeli. Tabii izlememiş olmaları mümkünse...
Phenomena (1985) : Argento'nun en çok saçmalıkla suçlanan filmlerinden biri. İngilizce diyalogları biraz dökülüyor. Ama sevenine ne gam.
Due Occhi Dabolici (1990) : İki Poe hikayesi. Aslında John Carpenter gibi isimleri de katmak istemelerine rağmen kısmen gerçekleşen bir proje. Aslında ARgento'nun Romero'nun Dawn Of The Dead'in de katkıları var. Hatta Argento'nun İtalya için kurguladığı daha hızlı tempolu bir versiyonu bile var. Ama ikisinin de yönetmen olarak bulunduğu ilk ortaklıkları. Romero'nun Waldemar hikayesinin finalini sevmekle beraber Argento'nun kara kedisinin daha iyi olduğunu düşünüyorum.
Trauma (1993) : Argento Amerika'da... Argnto sevenlerin en hayal kırıklığına uğradığı İngilizce çekilen filmlerden biri. Yalnız İtalyan versiyonunun Amerikan versiyonundan kat kat iyi olduğu söyleniyor.
La Sindrome Di Stendhal (1996) : İyi eleştiriler almakla beraber çok da değeri bilinememiş bir film.
Il Fantasma Dell'Opera (1998) : Belki de hayranlarının en nefret ettiği film. Argento bir söyleşisinde (Coppola'nın Dracula'sı için) klasikleri tekrar tekrar çekmenin çok manasız olduğu yorumunu yapar. Yılar sonra da kendisi aynı "manasızlığa" kapılır. Aslında bilinen hikayenin oldukça yetişkin ve sapkın bir halidir. Niye o kadar tepki çektiğini hala anlamış değilim.
Non Ho Sonno (2001) : Pek doyurucu olmamakla beraber cinayet sahneleri özenle hazırlanmış. Girişteki çifte cinayet sahnesi ise çok sağlam.
Il Cartaio (2004) : Gailloya devam. Argento eski leri gibi müthiş işler çıkarmasa da, bu filminde de olduğu gibi çok da çıtayı düşürmez. Untraceable'ın ağabeyi sayılır.
La Terza Made (2007) : Hala sevip sevmediğime karar vermiş değilim. Suspiria'daki "witch witch" sesleri kafama kazınmışken buradaki "mother, madre" ler biraz rahatsız etmedi değil. Ama bu filmden herhangi bir izleyicinin zevk alması da mümkün değil. Argento'nun büyük olasılıkla sadee Suspiria ve Inferno sevenler için yaptığı bir film. _________________
Ayı yavrusu olup birilerini sevgiyle ısırmak istiyorum. Mümkünse boz ayı... |
|
| Başa dön |
|
 |
MollRaven

Kayıt: 08 Mar 2010 Mesajlar: 2
|
Tarih: Pts Mar 08, 2010 4:38 am Mesaj konusu: |
|
|
Bazı korkusever arkadaşlarıma sevdiremediğim yönetmen :s
Sanırım La terza madre yi izlettirmemden kaynaklandı. Yeni başlayanlar için Profondo Rosso yu tavsiye ediyorum artık. _________________ Two objects at equal distance, acting as if they care... Does weight follow mass in this instance? Oh, E equals MC squared .!. |
|
| Başa dön |
|
 |
|